SAHA ODAKLI ÇEVRESEL ETKİ DANIŞMANLIĞI

Çevresel etkinizi sahada analiz eder, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getiririz.

8 yıllık saha deneyimimizle çevresel etki, sürdürülebilirlik ve raporlama süreçlerinizi kurumunuzun gerçek işleyişine göre değerlendiririz.

eco2n; sera gazı emisyonu, ürün karbon ayak izi, CBAM/SKDM, su ve enerji verimliliği, biyoçeşitlilik, LCA, GRI/ESG ve IFRS/TSRS alanlarında hesaplama, raporlama, stratejik entegrasyon, iyileştirme, projelendirme ve teşvik/hibe danışmanlığı sunar.

Sahada edindiğimiz deneyimden doğan dijital araçlarımız, danışmanlık süreçlerini tamamlar. Verinin daha izlenebilir, raporlanabilir ve operasyonel olarak yönetilebilir olmasını sağlayarak kurumların karar alma süreçlerini güçlendirir.

8 Yıllık Saha Deneyimi Kurum, Süreç, Sistem, Ürün Seviyesinde Analiz Stratejik Entegrasyon ve İyileştirme e-missionDanışmanlığı Destekleyen Dijital Araçlar

Çevresel etki yönetimi, saha verisiyle başlar ve kurumsal stratejiye dönüşür.

eco2n, sürdürülebilirlik süreçlerini yalnızca raporlama olarak ele almaz. Saha gözlemi, operasyonel gerçeklik, mevzuat gereklilikleri ve kurumsal hedefleri birlikte değerlendirerek kurumlara uygulanabilir danışmanlık çözümleri geliştirir.

Gerektiğinde bu çözümleri dijital araçlarla destekler; ölçüm, takip ve raporlama süreçlerinin kurum içinde sürdürülebilir şekilde yönetilmesine yardımcı olur.

Danışmanlık alanları

Çevresel etki ve sürdürülebilirlik için uçtan uca çözümler

eco2n, kurumların sürdürülebilirlik yükümlülüklerini yalnızca raporlayan değil; ölçen, analiz eden, stratejiye entegre eden ve iyileştirme projelerine dönüştüren bir çözüm yaklaşımı sunar.

Hizmet Talep Et

Sera Gazı ve Karbon Yönetimi

Kuruluşların emisyon kaynaklarını uluslararası standartlara uygun şekilde analiz ediyor, sera gazı envanteri ve ürün karbon ayak izi çalışmalarını ölçülebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. ISO 14064, ISO 14067, GHG Protocol ve CBAM/SKDM gereklilikleri kapsamında hesaplama, raporlama, doğrulama hazırlığı ve uyum süreçlerine yönelik teknik danışmanlık sağlıyoruz.

Su Performansı ve Verimlilik Yönetimi

Su kullanımını operasyonel, çevresel ve mevzuatsal boyutlarıyla değerlendirerek kurumların kaynak verimliliğini güçlendirmesine destek oluyoruz. ISO 14046, ISO 46001 ve Su Verimliliği Yönetmeliği çerçevesinde su ayak izi, tüketim profili, risk analizi, performans takibi ve iyileştirme projeleri için danışmanlık sunuyoruz.

Enerji Performansı ve Verimlilik Yönetimi

Enerji tüketim yapısını, performans göstergelerini ve tasarruf potansiyelini teknik analizlerle değerlendiriyoruz. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ve Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında enerji performansının izlenmesi, verimlilik fırsatlarının belirlenmesi, raporlama ve iyileştirme projelerinin geliştirilmesi süreçlerinde destek sağlıyoruz.

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ve Çevresel Performans

Ürün, süreç ve hizmetlerin çevresel etkilerini yaşam döngüsü perspektifiyle analiz ederek karar alma süreçlerine veri temelli girdi sağlıyoruz. ISO 14040, ISO 14044, ISO 14025 ve ISO 14067 standartları doğrultusunda LCA, çevresel etki analizi, EPD hazırlığı ve ürün karbon ayak izi çalışmalarında teknik danışmanlık sunuyoruz.

ESG ve Sürdürülebilirlik Raporlaması

Kurumsal sürdürülebilirlik performansını standartlara uyumlu, izlenebilir ve karşılaştırılabilir bir raporlama yapısına dönüştürüyoruz. ESG göstergeleri, GRI Standartları, IFRS S1/S2 ve TSRS 1/2 kapsamında veri toplama, önemlilik analizi, hesaplama metodolojileri, rapor hazırlığı ve güvence süreçlerine hazırlık desteği sağlıyoruz.

Doğa Pozitif Strateji ve Biyoçeşitlilik Yönetimi

Kurumların ekosistemlerle ilişkisini etki, bağımlılık, risk ve fırsat boyutlarıyla değerlendiriyoruz. TNFD, GRI 101, ESRS E4 ve doğa temelli çözümler yaklaşımı doğrultusunda biyoçeşitlilik etkilerinin analizi, lokasyon bazlı risk değerlendirmesi, stratejik entegrasyon, hedef belirleme ve raporlama süreçlerinde danışmanlık sunuyoruz.

Sürdürülebilirlik Stratejisi ve Dönüşüm Yol Haritası

Analiz ve raporlama sonuçlarını uygulanabilir kurumsal dönüşüm planlarına dönüştürüyoruz. Karbon, su, enerji, doğa ve ESG alanlarındaki bulgular doğrultusunda öncelikli aksiyonların belirlenmesi, hedeflerin yapılandırılması, performans göstergelerinin oluşturulması ve ölçülebilir iyileştirme projelerinin tasarlanmasına destek oluyoruz.

Yeşil Finansman, Teşvik ve Hibe Yönetimi

Sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı projelerin finansman kaynaklarına erişimini destekliyoruz. Ulusal ve uluslararası teşvik, hibe ve destek programları kapsamında proje uygunluk analizi, başvuru stratejisi, teknik dokümantasyon, bütçe kurgusu, iş planı hazırlığı ve izleme-raporlama süreçlerinde danışmanlık sağlıyoruz.

Karbon Piyasaları ve Denkleştirme Mekanizmaları

Zorunlu ve gönüllü karbon piyasalarında kurumların yükümlülüklerini, risklerini ve fırsatlarını stratejik bir çerçevede yönetmesine destek oluyoruz. Emisyon ticaret sistemleri, karbon varlıkları, denkleştirme mekanizmaları, yüksek bütünlüklü kredi değerlendirmesi ve azaltım öncelikli iklim stratejileri kapsamında teknik analiz, uygunluk değerlendirmesi ve yol haritası danışmanlığı sunuyoruz.

e-mission by eco2n

Çevresel etki yönetimini dijitalleştiren ERP destekli platform.

e-mission, eco2n’ün 8 yıllık saha deneyiminden doğan web tabanlı çevresel etki hesaplama, raporlama ve yönetim aracıdır. Kurumların çevresel performans verilerini ERP süreçleriyle uyumlu şekilde izlemesine, analiz etmesine ve raporlamasına yardımcı olur.

🔔 CBAM / SEERP modülü test yayınında. 15 Eylül'de resmi yayında

  • ERP temelli veri yönetimi
  • Kurum, sistem ve ürün seviyesinde etki analizi
  • Sera gazı, su, enerji, atık, biyoçeşitlilik göstergeleri
  • Çevresel maliyet ve iyileştirme göstergeleri
  • Tüm kurumsal birimler için merkezi veri yapısı
  • Akıllı strateji, iyileştirme ve aksiyon yönetimi
  • Tüm mevzuat, standart ve teknik kılavuzlara tam uyumlu metodoloji
e-mission by eco2n

Veriyi anlamlı hale getirir, kararı güçlendirir.

Emisyon, karbon maliyeti ve regülasyon uyumunu tek platformda birleştirir.

UyumRegülasyon sürecini hızlandırır
Risk BlokajıEksik veri ve uyumsuzluğu erken saptar
İzlenebilirlikTüm verileri raporlanabilir hale getirir
Satın alma Enerji Üretim Finans / Maliyet CBAM Yönetim

Metodoloji

Saha verisinden uygulanabilir yol haritasına.

Kapsam ve Saha Analizi

Kurumsal yapı, tesisler, ürünler, süreçler, kaynak kullanımı ve mevzuat yükümlülükleri saha gerçekliğiyle birlikte değerlendirilir.

Veri Envanteri ve Modelleme

Emisyon, su, enerji, atık, ürün, tedarik ve operasyon verileri izlenebilir bir envantere dönüştürülür; hesaplama sınırları netleştirilir.

Standart Bazlı Hesaplama

ISO 14064, ISO 14067, ISO 14046, ISO 50001, LCA, CBAM/SKDM, GRI, IFRS/TSRS ve ilgili teknik çerçevelere uygun analiz yapılır.

Raporlama ve Uyum Hazırlığı

Hesaplama çıktıları beyan, rapor, doğrulama hazırlığı, müşteri talebi, ihracat gerekliliği ve yönetim kararları için kullanılabilir hale getirilir.

Strateji ve İyileştirme

Karbon, su, enerji, doğa, ESG ve çevresel performans bulguları hedeflere, aksiyon planlarına ve uygulanabilir iyileştirme projelerine bağlanır.

Proje, Finansman ve Takip

İyileştirme başlıkları teşvik, hibe, yeşil finansman ve dijital takip ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilir; gerektiğinde süreçler e-mission ile desteklenir.

eco2n Akademi

eco2n Akademi ile kurumsal yetkinliğinizi güçlendirin.

eco2n Akademi; sürdürülebilirlik, çevresel etki yönetimi, enerji verimliliği, CBAM/SKDM, raporlama ve yönetim sistemleri alanlarında uygulamaya dönük eğitim programları sunar.

Yaklaşan Eğitimler 2026 Eğitim Dönemi

Sera Gazı Beyanları Baş Doğrulayıcı Eğitimi

Kayıtlar kapandı
Broşür

CBAM Yönetimi Eğitimi

Kayıtlar devam ediyor
Broşür

Sera Gazı Hesaplama ve Raporlama Eğitimi

Kayıtlar devam ediyor
Broşür

Projeler

2025-2026 projeleri ve iş birlikleri.

Devam eden ve tamamlanan danışmanlık çalışmalarını firma, kapsam ve durum bilgisiyle izlenebilir hale getiriyoruz.

Proje Listesi 2025-2026 döneminde yürütülen danışmanlık ve dijital raporlama çalışmaları
AGRI Sciences

CBAM raporlama

Tamamlandı

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi
Altunkaya Şirketler Grubu

2 nonwoven ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

5 ambalaj ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

3 hijyen ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

11 gıda ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

19 pirinç ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

1 pirinç LCA

Tamamlandı
BOR Aluminyum

CBAM raporlama

Sürekli
Emiroğlu Alüminyum

CBAM raporlama

Sürekli
Comfortex Alüminyum

CBAM raporlama

Sürekli
Demirtaş Aluminyum

ISO 14064-1 kurumsal sera gazı beyanı

Tamamlandı

CBAM raporlama

Tamamlandı
Marsa Data Center

ISO 50001 gözetim denetimi

Sürüyor

ISO 50001 sistem kurulumu ve işletim

Sürekli

ISO 50600 sistem kurulumu ve iyileştirme

Sürekli
Mersin OSB

ISO 50600 sistem kurulumu

Sürekli

ISO 46001 kurulum ve iyileştirme

Sürekli

ISO 46001 gözetim denetimi

Sürekli

Su Verimliliği Yönetmeliği veri-doküman hazırlığı

Sürüyor
Ofis Yem

TSRS-2 sera gazı metrikleri hesaplama

Tamamlandı
Omsa Metal

CBAM raporlama

Tamamlandı

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi
Polinas Plastik

ISO 14046 su ayak izi hesaplama ve raporlama

Tamamlandı

ISO 46001 kurulum ve iyileştirme

Sürüyor

Su Verimliliği Yönetmeliği veri-doküman hazırlığı

Tamamlandı
Şensac Yassı Metal

ISO 14064-1 kurumsal sera gazı beyanı

Tamamlandı

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi

ISO 50001 kurulum ve iyileştirme

Tamamlandı

ISO 50001 gözetim denetimi

Tamamlandı
Telform Kelepçe & Yay

ISO 14064-1 kurumsal sera gazı beyanı

Sürüyor

CBAM raporlama

Tamamlandı

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi
Tümosan Motor

ISO EYS iç tetkik ve iyileştirme

Tamamlandı

ISO 50001 enerji hesap ve analizleri eğitimi

Tamamlandı
Tümosan Döküm

ISO EYS iç tetkik ve iyileştirme

Tamamlandı

ISO 50001 enerji hesap ve analizleri eğitimi

Tamamlandı
Yavuzlar Aluminyum

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi
Yakupoğulları Deri ve Tekstil

Sıcak iklim askeri ürünleri ürün karbon ayak izi

Tamamlandı

Ilıman iklim askeri ürünleri ürün karbon ayak izi

Tamamlandı
Arzular Metal

CBAM raporlama

Tamamlandı
Baysal Ambalaj

CBAM raporlama

Tamamlandı
Birleşik Metal

ISO 14064-1 kurumsal sera gazı beyanı

Tamamlandı

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi

ISO 50001 kurulum ve iyileştirme

Tamamlandı

ISO 50001 gözetim denetimi

Tamamlandı
Brusa Seat

CBAM dijital raporlama aracı

Teslim edildi
GOSB Teknopark

ISO 50001 kurulum ve iyileştirme

Tamamlandı
Gizlilik kapsamındaki projeler

10'a yakın çok uluslu kuruluşta çeşitli projeler

Sürüyor
Sürekli İş Birlikleri Eğitim, uyum ve çevresel etki yönetimi odağındaki çözüm ortaklıkları
TÜV Austria

ISO 14064-1 uygulama eğitimleri

Tamamlandı

ISO 14064-3 doğrulayıcı eğitimleri

Tamamlandı

CBAM uygulama eğitimleri

Tamamlandı

GRI raporlama eğitimleri

Tamamlandı

TSRS yönetim eğitimleri

Tamamlandı
Denizli Sanayi Odası

CBAM uygulama eğitimi

Tamamlandı

Uyum ve gereklilik iş birliği

Sürekli
Hedef Yeşil İnovasyon

Polinas plastik projeleri

Tamamlandı

Mersin OSB projeleri

Tamamlandı

Çevresel etki iş birliği

Sürekli

eco-ajans

Haberler ve Gündem

CBAM

AB'den CBAM İçin 10 Yeni Rehber: Üçüncü Ülke Üreticileri İçin Kurallar Netleşti

Avrupa Komisyonu, CBAM'ın kesin döneminde AB dışındaki tesis işletmecilerinin kullanması için 10 parçalık yeni rehber setini yayımladı. Hesaplama yönteminden öncül girdilere, serbest tahsisat düzeltmesinden sektör özelindeki üretim rotalarına kadar uzanan set, 2026 sonrası veri düzenini ayrıntılandırıyor.

Haberi oku

Avrupa Komisyonu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) kesin döneminde AB dışındaki üreticilerin kullanması için hazırlanan 10 yeni rehberi 14 Ağustos 2026'da yayımladı. Rehber seti; temel kavramlar, uygulama yol haritası, gömülü emisyon hesaplama yöntemleri, serbest tahsisat düzeltmesi ve altı sektör için özel açıklamalardan oluşuyor.

Yayımlanan set, çimento, hidrojen, gübre, demir-çelik, alüminyum ve elektrik sektörlerini ayrı ayrı ele alıyor. Komisyon ayrıca Türkçe dâhil yeni dil sürümlerinin daha sonra yayımlanacağını belirtiyor. Mevcut belgeler İngilizce.

10 rehber neyi kapsıyor?

İlk iki belge, CBAM kavramlarını ve AB dışındaki tesis işletmecileri için temel uygulama adımlarını açıklıyor. Üçüncü rehber, tüm sektörlere uygulanabilen izleme ve hesaplama yöntemlerini ayrıntılandırıyor. Dördüncü rehber, ücretsiz tahsisat düzeltmesinin CBAM sertifikası yükümlülüğüne nasıl yansıtılacağını ele alıyor.

5a-5f numaralı belgeler ise çimento, hidrojen, gübre, demir-çelik, alüminyum ve elektrik sektörlerine ayrılmış durumda. Bu belgelerde üretim rotaları, sistem sınırları, doğrudan ve dolaylı emisyonlar, öncül girdiler ve sektör özelindeki hesaplama örnekleri birlikte veriliyor.

Geçiş dönemine göre ne değişti?

Rehberlerin en önemli mesajı, CBAM'ın artık yalnızca veri toplama amacı taşıyan bir geçiş dönemi uygulaması olmadığı. 1 Ocak 2026'dan itibaren hesaplanan gömülü emisyonlar, AB'deki yetkilendirilmiş CBAM beyan sahibinin mali yükümlülüğünü doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle hesaplama kuralları daha tanımlı, veri beklentisi daha ayrıntılı ve kanıt yükü daha yüksek. Üretim tesisi, üretim prosesi, üretim rotası, fonksiyonel birim, öncül girdi ve emisyon tahsisinin birbirinden ayrılması gerekiyor. İzleme kayıtlarının saklama süresi de geçiş dönemindeki dört yıldan altı yıla çıkıyor.

Yeni metodoloji, aynı tür öncül girdinin birden fazla tedarikçiden veya farklı raporlama dönemlerinden gelmesi halinde ağırlıklı ortalama kullanımını düzenliyor. Daha özel bir öncül emisyon değerinin belirli bir üretim prosesine atanabilmesi için ise bu kullanım ilişkisinin yeterli kanıtla gösterilmesi gerekiyor. Üçüncü ülkeden alınan öncül girdiye ait gerçek emisyon verisinin, ilgili üretim dönemini kapsayan akredite doğrulayıcı raporuna dayanması da veri zincirini doğrudan tedarikçi seviyesine taşıyor.

Rehber ne değildir?

Bu belgeler yeni bir mevzuat metni değil. Komisyon, rehberlerin açıklayıcı ve hukuken bağlayıcı olmayan belgeler olduğunu açıkça belirtiyor. Bir çelişki halinde CBAM Tüzüğü ile uygulama ve yetkilendirilmiş düzenlemeler esas alınacak.

Bu ayrım önemli. Rehber, yöntemin nasıl uygulanacağını anlamayı kolaylaştırıyor; ancak işletmenin kendi üretim yapısı için yapacağı sistem sınırı, veri kaynağı veya emisyon tahsisi seçimini kendiliğinden doğru hale getirmiyor. Her seçimin mevzuata uygun, izlenebilir ve doğrulanabilir olması gerekiyor.

Türkiye'deki üreticiler için önemi

AB'ye CBAM kapsamındaki ürünleri satan Türkiye'deki üreticiler, yasal CBAM beyanını doğrudan sunmasalar bile veri zincirinin başlangıç noktasında bulunuyor. AB'deki ithalatçı gerçek emisyon değerini kullanmak istediğinde; tesis, ürün, üretim dönemi, üretim rotası, öncül girdiler ve emisyon hesabına ilişkin tutarlı bilgi talep edecek.

Rehber seti, bir emisyon rakamı iletmenin yeterli olmadığını daha görünür hale getiriyor. İletilen değerin hangi üretim miktarına, hangi fonksiyonel birime, hangi veri kaynaklarına ve hangi hesaplama sürümüne dayandığı gösterilebilmeli. Özellikle karmaşık ürün üreten demir-çelik ve alüminyum işletmelerinde, öncül girdinin emisyon bilgisi ile tüketilen miktarın aynı izlenebilir zincirde tutulması gerekiyor.

Şirketler nasıl hazırlanmalı?

İlk adım, ürünlerin CN/GTİP kapsamı ile CBAM üretim rotalarını eşleştirmek olmalı. İkinci adımda tesis ve proses sınırları, sayaçlar, yakıtlar, elektrik, hammaddeler, öncül girdiler, üretim miktarları ve tahsis yöntemleri yazılı bir izleme yapısında birleştirilmeli.

Üçüncü adım, her hesaplama sonucunun geriye doğru izlenebilmesini sağlamak: kaynak belge, birim dönüşümü, veri kalitesi, kullanılan emisyon faktörü, belirsizlik, düzeltme ve onay kayıtları birlikte korunmalı. Son adım ise bu yapıyı doğrulama başlamadan önce iç kontrol ve örnek veri testleriyle sınamak.

Yeni rehberlerin asıl etkisi, CBAM'ı bir dönem sonu hesaplamasından çıkarıp sürekli çalışan bir üretim ve veri yönetimi sürecine dönüştürmesi olacak.

Resmî kaynaklar

Döngüsel Ekonomi / PPWR

PPWR Uygulanmaya Başladı: AB Pazarındaki Ambalajlar İçin Yeni Dönem

Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü 12 Ağustos 2026 itibarıyla AB genelinde uygulanmaya başladı. İlk somut değişikliklerden biri, gıda ile temas eden ambalajlarda belirlenen sınırların üzerindeki PFAS kullanımının yasaklanması; etiketleme, geri dönüştürülebilirlik ve geri dönüştürülmüş içerik hükümleri ise aşamalı olarak devreye girecek.

Haberi oku

Avrupa Birliği'nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR), 12 Ağustos 2026 itibarıyla genel olarak uygulanmaya başladı. Yönetmelik yerine doğrudan uygulanan bir AB tüzüğü olarak hazırlanan PPWR, üye ülkelerde parçalı hale gelen ambalaj kurallarını ortak bir çerçevede birleştirmeyi amaçlıyor.

Yeni dönem tüm yükümlülüklerin aynı gün yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Tüzükteki hükümler 2026'dan 2030'a ve sonrasına uzanan kademeli bir takvimle uygulanacak. Ancak 12 Ağustos 2026, ekonomik operatörlerin ambalaj tasarımı, uygunluk, tedarik zinciri verisi ve pazar erişimini birlikte değerlendirmesi gereken temel eşik.

İlk somut değişiklik: Gıda ambalajlarında PFAS kısıtı

Uygulamayla birlikte gıda ile temas eden ambalajlarda, belirlenen sınırların üzerinde per- ve polifloroalkil maddeler (PFAS) içeren ürünler AB pazarına sunulamayacak. Yağ ve su itici özellikleri nedeniyle paket servis kapları, hızlı tüketim ambalajları, fırın kâğıtları, mikrodalga patlamış mısır torbaları ve pizza kutuları gibi ürünlerde kullanılabilen PFAS, çevrede ve insan vücudunda kalıcılığı nedeniyle düzenlemenin ilk odaklarından biri oldu.

Burada kritik tarih üretim tarihi değil, ürünün AB pazarına arz edildiği tarih. Komisyonun uygulama rehberine göre 12 Ağustos 2026'dan önce üretilmiş olsa bile bu tarihten sonra AB pazarına sunulan gıda ile temas eden ambalajın PFAS sınırlarına uygun olması gerekiyor. Tüzük, eski stokların tüketilmesi için genel bir geçiş süresi öngörmüyor.

PPWR yalnızca geri dönüşüm düzenlemesi değil

Tüzük; ambalajın tasarımından kullanılan hammaddelere, boşluk oranından etiketlemeye, yeniden kullanımdan üretici sorumluluğuna ve atık yönetimine kadar bütün yaşam döngüsünü kapsıyor. Amaç yalnızca daha fazla ambalaj atığını toplamak değil; gereksiz ambalajı baştan azaltmak, malzemeyi döngüde tutmak ve AB iç pazarında ortak kurallar oluşturmak.

2028'den itibaren ambalajların ayrıştırılmasını kolaylaştıracak uyumlaştırılmış etiketleme sistemi uygulanacak. 2030'dan itibaren ambalajların geri dönüştürülebilir olması, yeni plastik ambalajlarda belirli oranlarda geri dönüştürülmüş içerik kullanılması, bazı tek kullanımlık plastik ambalajların sınırlandırılması, boşluk oranlarının azaltılması ve belirli yeniden kullanım hedefleri gibi hükümler devreye girecek.

Türkiye'den AB'ye ihracat yapanlar için ne değişiyor?

PPWR'nin hukuki yükümlülükleri AB pazarındaki ekonomik operatörlere yönelse de teknik ve ticari etkisi Türkiye'deki üreticiye kadar uzanacak. AB'deki ithalatçı veya marka sahibi; ambalajın malzeme bileşimi, ağırlığı, geri dönüştürülmüş içeriği, geri dönüştürülebilirlik performansı, yeniden kullanım özelliği ve kısıtlı maddelere uygunluğu hakkında veri isteyecek.

Bu durum yalnızca ambalaj üreticilerini ilgilendirmiyor. Ürününü AB'ye ambalajlı olarak gönderen gıda, tekstil, kimya, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, e-ticaret ve diğer sektörler de kullandıkları birincil, ikincil ve taşıma ambalajlarının uygunluğunu değerlendirmek zorunda kalacak.

Ambalajın tedarikçiden alınmış olması sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Ürün üreticisinin, ihracatçının ve AB'deki ithalatçının aynı ambalaj veri zincirinde çalışması gerekecek. Bir ambalaj beyanının yalnızca geri dönüştürülebilir ifadesine dayanması yerine, tasarım özellikleri ve ilerleyen ikincil düzenlemelerle tanımlanacak kriterler üzerinden kanıtlanması bekleniyor.

Ne yapılmalı?

İlk adım ambalaj envanteri çıkarmak: ürün başına kullanılan tüm birincil, ikincil ve üçüncül ambalajlar; malzeme türü, ağırlık, bileşen, tedarikçi ve kullanım amacıyla birlikte kayıt altına alınmalı. Gıda ile temas eden ambalajlarda PFAS uygunluğu ayrıca doğrulanmalı.

İkinci adım tedarikçi kanıtlarını toplamak. Uygunluk beyanları, test raporları, malzeme teknik föyleri, geri dönüştürülmüş içerik verileri ve değişiklik bildirimleri tek seferlik dosyalar olarak değil, sürümü ve geçerlilik dönemi izlenen kayıtlar olarak yönetilmeli.

Üçüncü adım tasarım yol haritası hazırlamak. 2028 etiketleme ve 2030 geri dönüştürülebilirlik, içerik, boşluk ve yeniden kullanım hükümleri ürün geliştirme takviminden daha yakın olabilir. Ambalaj kalıbı, baskı, bariyer malzemesi ve tedarikçi değişiklikleri zaman aldığı için 2030 uyumu dönem sonunda başlayacak bir çalışma olarak görülmemeli.

PPWR ile ambalaj, ürünün çevresinde kalan ikincil bir unsur olmaktan çıkıyor. Pazar erişimi, ürün tasarımı, kimyasal uygunluk ve çevresel performansın ortak veri alanına dönüşüyor.

Resmî kaynaklar

CBAM / Doğrulama

CBAM'da Doğrulama Dönemi Başlıyor: Gerçek Emisyon Verisi İçin Akredite Doğrulayıcı Şart

CBAM kapsamında gerçek emisyon değerinin kullanılabilmesi, tesis seviyesinde hesaplanan verinin AB ulusal akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilmiş bağımsız bir doğrulayıcı tarafından doğrulanmasına bağlı. İlk CBAM doğrulayıcılarının Eylül 2026 civarında akreditasyon alması bekleniyor.

Haberi oku

CBAM'ın kesin döneminde şirketlerin önünde iki veri yolu bulunuyor: mevzuatta belirlenen varsayılan emisyon değerlerini kullanmak veya tesisin gerçek emisyon verisini sunmak. Gerçek değer seçildiğinde ise hesaplamanın bağımsız ve akredite bir CBAM doğrulayıcısı tarafından doğrulanması gerekiyor.

Avrupa Komisyonu'nun güncel doğrulama sayfasına göre ilk CBAM doğrulayıcılarının Eylül 2026 civarında akreditasyon alması bekleniyor. Akreditasyon yalnızca AB ülkelerindeki ulusal akreditasyon kuruluşları tarafından verilebilecek. AB dışında kurulmuş doğrulama kuruluşları da bu hizmeti sunan bir AB ulusal akreditasyon kuruluşuna başvurabilecek.

Doğrulama hangi seviyede yapılacak?

CBAM doğrulaması, malı satın alan müşteri veya sevkiyat seviyesinde değil, CBAM mallarının üretildiği tesis seviyesinde yürütülecek. Aynı tesisten birden fazla AB ithalatçısına satış yapılması halinde doğrulanmış tesis verisi ve doğrulama raporu, ilgili beyan sahiplerinin kullanımına CBAM Sicili üzerinden sunulabilecek.

Bu yapı, her müşteri için ayrı bir karbon hesabı hazırlamaktan farklı. Esas olan; belirli raporlama döneminde tesisteki üretim prosesleri için hesaplanan gömülü emisyonların, kullanılan yöntem ve kanıtlarla birlikte doğrulanması.

Süreç nasıl işleyecek?

Önce AB dışındaki tesis işletmecisi, CBAM metodolojisine uygun bir izleme yaklaşımı kuracak; doğrudan ve gerektiğinde dolaylı emisyonları hesaplayacak, üretim miktarlarını ve öncül girdileri belirleyecek, kullanılan veri kaynakları ile kontrolleri belgeleyerek doğrulayıcıya sunacak.

Akredite doğrulayıcı; izleme yaklaşımını, hesaplamaları ve destekleyici kanıtları inceleyecek. Risk analizi ve doğrulama planı doğrultusunda veri akışlarını test edecek, kaynak kayıtlarla raporlanan değerleri karşılaştıracak ve gerekli saha incelemesini gerçekleştirecek. Mevzuattaki şartların karşılanması halinde sanal ziyaret veya fiziksel ziyaretten feragat mümkün olabilse de bunun otomatik bir tercih olmadığı; doğrulayıcının risk değerlendirmesi ve düzenlemedeki koşullara bağlı olduğu dikkate alınmalı.

Değerlendirme sonunda doğrulayıcı, gömülü emisyon hesabının önemli yanlış beyanlardan arındırıldığına ilişkin makul güvence sağlayan bir doğrulama görüşü ve tesis başına bir doğrulama raporu düzenleyecek. Tesis işletmecisi emisyon verisini ve raporu CBAM Sicili'ne kaydedecek; AB'deki yetkilendirilmiş CBAM beyan sahibi de bu veriyi yıllık beyanında kullanacak.

Doğrulama bir belge kontrolünden ibaret değil

Doğrulamada yalnızca faturaların veya sayaç toplamlarının bulunması yeterli değil. Kanıtların hesaplama sonucuyla ilişkilendirilebilmesi gerekiyor. Bir yakıt faturası tüketimin varlığını gösterebilir; ancak tüketimin hangi tesise, prosese ve raporlama dönemine ait olduğunu, birim dönüşümünün nasıl yapıldığını veya emisyonun ürünlere nasıl tahsis edildiğini tek başına açıklamaz.

Aynı şekilde bir hesaplama dosyasının matematiksel olarak doğru olması, sistem sınırının ve veri seçimlerinin doğru olduğu anlamına gelmez. Doğrulayıcı; veri akışındaki boşlukları, kontrol faaliyetlerini, kullanılan varsayımları, öncül emisyon verilerinin geçerliliğini ve raporlanan sonuçların yeniden üretilebilirliğini değerlendirecek.

Bu nedenle savunulabilir bir CBAM raporu, yalnızca sonucu değil; yöntem seçiminin gerekçesini, alternatiflerin neden kullanılmadığını, veri boşluklarının nasıl ele alındığını ve yapılan düzeltmelerin izini de içermeli.

Türkiye'deki üreticiler için kritik nokta

Doğrulama son haftada hazırlanacak bir dosya işi değil. Yıl boyunca kurulmamış bir ölçüm ve kayıt zincirini dönem sonunda geriye dönük olarak eksiksiz üretmek çoğu zaman mümkün olmaz. Üretim miktarları, yakıt ve elektrik tüketimleri, malzeme hareketleri, öncül girdiler, sayaç kapsamları ve birim dönüşümleri aynı raporlama sınırı içinde yönetilmeli.

Gerçek emisyon değeri, şirketin karbon performansını gösterebilmesi için önemli bir fırsat. Ancak bu fırsat, değerin doğrulanabilir olması halinde ticari karşılık bulacak. Doğrulanamayan veya yeterli kanıtla desteklenemeyen bir hesaplama, AB müşterisinin varsayılan değerlere yönelmesine ve daha yüksek CBAM maliyetiyle karşılaşmasına neden olabilir.

Doğrulama öncesi nasıl hazırlanılmalı?

Şirketler önce tesis, üretim prosesi ve ürün kapsamını yazılı hale getirmeli. Ardından tüm kaynak veriler için sorumluluk, toplama sıklığı, kontrol yöntemi ve saklama kuralı tanımlanmalı. Hesaplama dosyası veya yazılım çıktısı, faturadan sayaç kaydına ve üretim emrinden nihai emisyon değerine kadar geriye doğru izlenebilmeli.

Son aşamada bağımsız bir iç kontrol yapılmalı: aynı veri iki farklı kişi tarafından yeniden hesaplandığında aynı sonuca ulaşılıyor mu, eksik veri kararları gerekçeli mi, öncül girdiler doğru dönem ve doğru tedarikçiyle eşleşiyor mu, düzeltmeler sürümleniyor mu? Doğrulamanın başarısı, rapor gününden çok bu hazırlık disiplinine bağlı olacak.

Resmî kaynaklar

SBTi / Net Sıfır

SBTi Kurumsal Net-Sıfır Standardı V2.0 Yayımlandı: Odak Taahhütten Uygulamaya Geçiyor

SBTi, Kurumsal Net-Sıfır Standardı V2.0'ı yayımladı. Yeni sürüm; hedef belirlemenin yanında geçiş planı, uygulama araçları, yıllık ilerleme açıklaması, engellerin değerlendirilmesi ve azaltım dışındaki iklim katkılarının şeffaf biçimde ayrıştırılmasını öne çıkarıyor.

Haberi oku

Science Based Targets initiative (SBTi), Kurumsal Net-Sıfır Standardı'nın 2.0 sürümünü 11 Haziran 2026'da yayımladı. Yeni sürüm, net-sıfır yaklaşımını yalnızca uzun vadeli bir hedef beyanı olarak değil; uygulama, yıllık ilerleme takibi, engellerin açıklanması ve hedeflerin düzenli olarak güçlendirilmesi gereken bir yönetim döngüsü olarak ele alıyor.

SBTi'nin ifadesiyle odak, taahhütten gerçek dünya uygulamasına kayıyor. Standardın bilimsel iddiası korunurken şirketlerin faaliyet gösterdiği pazar, tedarik zinciri, sermaye yapısı, sektör ve coğrafya gibi farklı koşullar için daha uygulanabilir seçenekler getiriliyor.

V2.0 ile öne çıkan değişiklikler

Yeni standart şirketlerin azaltım fırsatlarını farklı bağlamlarda ele alan, daha eyleme dönük hedefler belirlemesini istiyor. Şirketlerin iki veya daha fazla yakın dönem hedefi oluşturabilmesi ve bu hedefleri geçiş planıyla ilişkilendirmesi öne çıkan yeniliklerden biri.

V2.0 ayrıca hedeflerin en iyi çaba temelinde uygulanmasını, temel varsayımların ve dış bağımlılıkların açıkça raporlanmasını öngörüyor. Bu yaklaşım hedefi gevşetmiyor; şirketin kullanabileceği azaltım araçlarını uygulamasını, karşılaştığı engelleri açıklamasını ve bu engelleri aşmak için ne yaptığını göstermesini bekliyor.

Uygulama hiyerarşisi, önce şirketin kendi faaliyetleri ve değer zincirindeki gerçek emisyon azaltımlarına öncelik veriyor. Enerji nitelik sertifikaları veya emtia sertifikaları gibi piyasa araçlarının kullanımı belirli koruyucu koşullara bağlanıyor. Yüksek bütünlüklü karbon kredileri ve diğer iklim katkıları ise şirketin kendi emisyon azaltımının yerine geçecek araçlar olarak değil, azaltıma ek gönüllü katkılar olarak konumlandırılıyor.

İlerleme yalnızca hedef yılında ölçülmeyecek

V2.0'ın önemli farklarından biri sürekli değerlendirme yaklaşımı. Şirketlerden yıllık raporlama yapması; hedefe göre ilerlemeyi, uygulama engellerini ve alınan önlemleri belirli aralıklarla değerlendirmesi bekleniyor. Bir hedef döngüsü sonunda yeni hedeflerin belirlenmesi ve mevcut performans ile hedef arasında açıklık varsa bunun nasıl kapatılacağının gösterilmesi gerekiyor.

Bu yapı, bilim temelli hedefi bir kez onay alınıp kurumsal sunumlarda kullanılan sabit bir taahhüt olmaktan çıkarıyor. Emisyon envanteri, yatırım planı, satın alma stratejisi, enerji tedariki, ürün tasarımı ve tedarikçi katılımı aynı uygulama çerçevesinin parçaları haline geliyor.

V1.3.1 hemen geçersiz olmuyor

Yeni sürüm yayımlanmış olsa da 2026'da hedef belirleyen veya yenileyen şirketler için SBTi'nin yönlendirmesi, mevcut Kurumsal Net-Sıfır Standardı V1.3.1 ile başvuruyu gecikmeden hazırlamak. V2.0 kapsamında hedef doğrulama başvurularının 2027'nin ilk çeyreğinde açılması bekleniyor.

SBTi takvimine göre şirketler 2027'nin ilk çeyreğinden 31 Ocak 2028'e kadar V1.3.1 veya V2.0 üzerinden hedef sunabilecek. 31 Ocak 2028'den sonra yeni hedef başvurularında V2.0 zorunlu olacak. Mevcut onaylı hedefler de bir gecede geçersiz hale gelmiyor; ancak yenileme döngüsü ve ilerideki başvurular için geçişin planlanması gerekiyor.

Şirketler için asıl değişiklik nerede?

Asıl değişiklik hedef yüzdesinde değil, hedefi taşıyacak kurumsal sistemde. V2.0; hesaplama sınırının, hedef mimarisinin, azaltım araçlarının, piyasa enstrümanlarının ve gerçekleşen performansın birbirinden ayrılmasını istiyor. Şirketin fiziksel emisyon envanteri ile proje bazlı müdahalelerden veya piyasa araçlarından kaynaklanan ek iddialar aynı şeymiş gibi sunulmamalı.

Bu nedenle yalnızca bir baz yıl envanteri hazırlamak yeterli olmayacak. Baz yılın güncelliği, yeniden hesaplama politikası, Kapsam 1-2-3 veri kalitesi, hedefe dâhil edilen emisyonların sınırı, tedarikçi verisi, satın alınan enerji iddiaları ve azaltım projelerinin etkisi birlikte yönetilmeli.

2026'da ne yapılmalı?

Hedefi olmayan şirketler önce güncel ve karar almaya elverişli bir sera gazı envanteri kurmalı; en büyük emisyon kaynaklarını ve veri boşluklarını belirlemeli. 2026'da başvuru planlayanlar, V1.3.1 üzerinden ilerlerken V2.0'ın getirdiği uygulama ve kanıt beklentilerini tasarıma şimdiden ekleyebilir.

Mevcut SBTi hedefi bulunan şirketler ise hedef dönemini, yenileme tarihini ve V2.0 geçiş zamanını netleştirmeli. Geçiş planı ile bütçe, yatırım, satın alma, ürün ve tedarikçi programları arasında bağ kurulmadan hedefin yıllık performansa dönüşmesi zor olacak.

SBTi V2.0'ın verdiği temel mesaj açık: net-sıfır iddiasının güvenilirliği yalnızca hedefin iddialı olmasına değil, şirketin hedefe nasıl ilerlediğini her yıl gösterebilmesine bağlı.

Resmî kaynaklar

CBAM

AB CBAM’da İlk Fiyat Sinyali: 2026/1. Dönem Sertifika Bedeli 75,36 Avro

Avrupa Komisyonu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali uygulama dönemindeki ilk resmi sertifika fiyatını açıkladı. 2026 yılının ilk çeyreği için belirlenen 75,36 €/tCO₂e, AB’ye ihracat yapan karbon yoğun sektörler için artık teorik değil, ticari olarak fiyatlanabilir bir risk anlamına geliyor.

Haberi oku

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda yeni dönem başladı. Avrupa Komisyonu, 2026 yılının ilk çeyreğine uygulanacak ilk CBAM sertifika fiyatını 7 Nisan 2026’da 75,36 avro olarak yayımladı. Bu tutar, AB Emisyon Ticaret Sistemi’nde oluşan açık artırma kapanış fiyatlarının ağırlıklı ortalamasına göre hesaplanıyor; 2026’da çeyreklik, 2027’den itibaren ise haftalık fiyatlama rejimine geçilecek.

Bu ne demek?

Bu açıklama, AB’ye ithal edilen CBAM kapsamındaki ürünlerde gömülü karbon emisyonlarının artık somut bir maliyet karşılığına kavuştuğu anlamına geliyor. 2026’nın ilk çeyreğinde AB’ye giren CBAM malları için, ilgili emisyon yükümlülüğü hesaplanırken referans alınacak sertifika fiyatı ton CO₂ eşdeğeri başına 75,36 avro olacak.

Sertifikaların fiili satın alımı 2026 ithalatları için Şubat 2027’den itibaren başlayacak; 2026 yılına ilişkin beyanların ise en geç 30 Eylül 2027’ye kadar sunulması gerekiyor. CBAM bugün için çimento, alüminyum, gübre, demir-çelik, hidrojen ve elektrik sektörlerini doğrudan ilgilendiriyor.

Ne değil?

Bu rakam, Türkiye’deki ihracatçının bugün doğrudan AB’ye ödeyeceği bir vergi değil. Yasal yükümlülük AB’deki ithalatçıya veya dolaylı gümrük temsilcisine ait. Ancak AB’li alıcı bu maliyeti tedarik fiyatına, sözleşme şartlarına, veri talebine ve tedarikçi seçimine yansıtacak.

75,36 avro sabit bir yıllık fiyat da değil. 2026’da her çeyrek için ayrı fiyat yayımlanacak; 2027’den itibaren fiyat haftalık olarak açıklanacak. Dolayısıyla şirketlerin CBAM riskini değişken bir karbon fiyatı üzerinden yönetmesi gerekiyor.

AB’ye ihracat yapanlar için önemi

CBAM, ihracatçı için bir “gümrükte sürpriz maliyet” olmaktan önce, bir veri ve rekabetçilik meselesi. AB ithalatçısı, ürünün gömülü emisyonunu, kullanılan üretim yöntemini, doğrulanmış emisyon raporlarını ve varsa üretim ülkesinde ödenmiş karbon bedelini görmek isteyecek.

Asıl soru artık “CBAM gelecek mi?” değil; “ürünümün ton başına gömülü karbonu, rakibime göre daha mı düşük?” sorusu. Aynı ürünü satan iki tedarikçiden daha düşük emisyon yoğunluğuna sahip olan, AB alıcısı için daha düşük CBAM maliyeti yaratacak.

Riskler ve fırsatlar

En büyük risk, gerçek emisyon verisinin güvenilir şekilde hesaplanamaması. Varsayılan değer kullanılması durumunda 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla yüzde 10, yüzde 20 ve yüzde 30 marj eklenmesi öngörülüyor. Gübre ürünlerinde bu oranların yüzde 1 düzeyinde tutulduğu belirtiliyor.

Fırsat tarafında ise düşük emisyonlu üretim yapan şirketler için yeni bir rekabet avantajı doğuyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, proses elektrifikasyonu, düşük karbonlu hammadde, hurda kullanımı ve ürün bazlı emisyon optimizasyonu artık fiyat avantajı da yaratabilir.

Bundan sonra fiyatta ne bekleniyor?

Resmi takvime göre 2026 ikinci çeyrek fiyatı 6 Temmuz 2026’da, üçüncü çeyrek fiyatı 5 Ekim 2026’da, dördüncü çeyrek fiyatı ise 4 Ocak 2027’de yayımlanacak. 2027’den itibaren CBAM sertifika fiyatı haftalık açıklanacak.

Nasıl bir yol izlenmeli?

İhracatçılar için ilk adım ürün kapsamını netleştirmek olmalı: GTİP/CN kodları, müşteri ülkeleri, yıllık hacimler ve AB alıcısının CBAM yükümlülüğü birlikte analiz edilmeli. İkinci adım, ürün bazlı gömülü emisyon hesaplaması ve veri doğrulama altyapısı kurmak. Üçüncü adım ise ticari simülasyon: 75,36 avro baz alınarak ürün, müşteri ve ülke bazında maliyet etkisi hesaplanmalı.

Türkiye ETS

Türkiye ETS’de Son Durum: Karbon Piyasasında Altyapı Kuruluyor, Gerçek Fiyatlama Bekleniyor

Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi, İklim Kanunu ve yönetmelik taslağıyla hukuki ve teknik çerçevesini kazandı. 2026 yılı için piyasa işletim ücretlerinin belirlenmesi, sistemin operasyonel hazırlığında önemli bir eşik olsa da bu ücretler henüz karbonun piyasa fiyatı anlamına gelmiyor.

Haberi oku

Türkiye karbon piyasasında yeni bir aşamaya geçti. İklim Kanunu ile Emisyon Ticaret Sistemi yasal zemine kavuşurken, İklim Değişikliği Başkanlığı ETS’nin kurulması, tahsisatların dağıtımı ve karbon fiyatlandırmasına ilişkin piyasa mekanizmalarını düzenleme yetkisine sahip oldu. Kanun kapsamında ETS’ye giren işletmelerin sera gazı emisyon izni alması da zorunlu hale getiriliyor.

Yasal zemin tamamlandı

Türkiye’nin ilk İklim Kanunu, iklim değişikliğiyle mücadele, sera gazı azaltımı, uyum faaliyetleri, karbon fiyatlandırması ve piyasa temelli mekanizmalar için çerçeve oluşturdu. Kanun, “Emisyon Ticaret Sistemi”, “gömülü sera gazı emisyonları”, “denkleştirme” ve “gönüllü karbon piyasaları” gibi kavramları mevzuatın içine aldı.

Bu gelişme, Türkiye’de karbon yönetiminin gönüllü sürdürülebilirlik raporlamasının ötesine geçtiğini gösteriyor. Artık emisyon verisi; izin, tahsisat, piyasa işlemi, finansman ve ihracat rekabetçiliğiyle birlikte değerlendirilecek.

Yönetmelik taslağı ne söylüyor?

İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği taslağı, sistemin temel mimarisini ortaya koydu. Taslakta emisyon yoğunluğu temelli üst sınır, kıyas yöntemine göre ücretsiz tahsisat, 2026-2027 pilot dönemi, 2028-2035 ilk uygulama dönemi ve 50.000 ton CO₂ üzeri sera gazı emisyon salım kapasitesine sahip tesisler için kapsam yaklaşımı öne çıkıyor.

Özellikle AB CBAM ile aynı dönemde ilerlemesi, Türkiye’de ödenen karbon bedelinin ileride AB’deki CBAM yükümlülüğünden düşülebilmesi ihtimalini stratejik hale getiriyor.

2026 ücretleri açıklandı; ama bu karbon fiyatı değil

EPDK’nın 2026 yılı için yayımlanan kararlarıyla ETS piyasasında uygulanacak bazı işlem bedelleri netleşti. Buna göre 2026 yılı spot işlem birim ücreti 4,00 TL/tCO₂e, yıllık katılım ücreti ise 100.000 TL olarak belirlendi. Ayrıca EPİAŞ’ın ETS işletimine yönelik 2026 yılı gelir tavanı 50 milyon TL olarak açıklandı.

Bu rakamların doğru okunması önemli: 4,00 TL/tCO₂e, tahsisatın karbon piyasa fiyatı değil; piyasa işletimi için alınacak işlem bedeli. Gerçek karbon fiyatı, tahsisat arzı, ücretsiz tahsisat oranı, açık artırma tasarımı, piyasa talebi, denkleştirme imkânları ve düzenleyici kararlarla şekillenecek.

Sanayi için ne anlama geliyor?

Türkiye ETS’nin pilot dönemi, şirketler için bir uyum laboratuvarı olacak. Bu dönemde asıl kazanım, karbonun muhasebe, finans, üretim ve satış süreçlerine entegre edilmesi. Şirketlerin yalnızca toplam tesis emisyonunu değil, ürün bazlı emisyon yoğunluğunu da izlemesi gerekiyor.

Özellikle demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve enerji yoğun üretim yapan tesisler için veri kalitesi kritik. MRV süreçleri, emisyon izni hazırlığı, doğrulama kapasitesi, iç karbon fiyatı ve yatırım planları 2026 içinde tamamlanmazsa, 2027 ve sonrasında maliyet yönetimi zorlaşabilir.

Şirketler nasıl hazırlanmalı?

İlk adım kapsam analizi: tesisin emisyon kapasitesi, faaliyet kodu, CBAM bağlantısı ve müşteri portföyü birlikte değerlendirilmeli. İkinci adım veri disiplini: yakıt, elektrik, proses emisyonları, hammadde ve ürün bazlı emisyon yoğunluğu aynı veri modelinde toplanmalı. Üçüncü adım finansal simülasyon: AB CBAM fiyatı, olası Türkiye ETS fiyatı ve ücretsiz tahsisat varsayımlarıyla maliyet senaryoları hazırlanmalı.

Türkiye ETS’nin kısa vadeli etkisi “hemen yüksek karbon faturası” olmayabilir. Ancak orta vadeli etkisi daha büyük: karbon performansı zayıf şirketler finansmana, ihracata ve müşteri sözleşmelerine erişimde dezavantaj yaşayabilir.

Su Verimliliği

Su Verimliliği Yönetmeliği İçin Son Aylar: İlk Kritik Tarih 27 Haziran 2026

Su Verimliliği Yönetmeliği, Türkiye’de suyu ölçme, izleme, planlama ve belgelendirme süreçlerini yeni bir yükümlülük alanına dönüştürdü. İlk grup için 18 aylık uyum süresi 27 Haziran 2026’da doluyor.

Haberi oku

Türkiye’de su verimliliği artık yalnızca iyi uygulama ya da gönüllü sürdürülebilirlik hedefi değil; belirli kurum, işletme ve tesisler için takvimli bir yükümlülük. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Su Verimliliği Yönetmeliği, 27 Aralık 2024’te yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik; su verimliliği sistemlerinin kurulması, il planlarının hazırlanması, uygulama-izleme süreçleri ve Mavi, Yeşil, Turkuaz olmak üzere üç seviyeli belgelendirme yapısını düzenliyor.

Yönetmelik nedir?

Yönetmelik, su kullanımının mevcut durumunu ortaya koymayı, suyun verimli kullanımına yönelik tedbirleri belirlemeyi, bunları uygulamayı, izlemeyi ve raporlamayı zorunlu bir sistem haline getiriyor. Su Verimliliği Sistemi; yeterli personel görevlendirilmesi, su verimliliği planı hazırlanması, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları, planların uygulanması, izlenmesi ve raporlanması süreçlerini kapsıyor.

Bu sistemin çıktısı yalnızca bir belge değil. Kurum veya işletme, su kullanımını ölçmek, kayıpları görmek, hedef koymak, yatırım ihtiyacını belirlemek ve yıllık ilerlemeyi raporlamak zorunda kalıyor.

Ne zaman çıktı, ne zaman bitiyor?

Yönetmelik 27 Aralık 2024’te yürürlüğe girdi. Ek-1 kapsamındaki ilk grup yükümlüler için sistem kurulum süresi 18 ay olarak belirlendi. Bu nedenle ilk kritik son tarih 27 Haziran 2026. 21 aylık süreye tabi gruplar için son tarih 27 Eylül 2026, 24 aylık süreye tabi gruplar için ise 27 Aralık 2026 olarak okunmalı.

Kimleri ilgilendiriyor?

İlk kritik grup; Ek-2’de yer alan NACE kodları kapsamında faaliyet gösteren ve 50 ve üzeri çalışanı bulunan endüstriyel işletmeler, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve endüstri bölgeleri. Bu grup için sistem kurulum süresi 18 ay. Aynı 18 aylık takvim, büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idareleri için de geçerli.

21 aylık süreye tabi olanlar arasında büyükşehir dışındaki il belediyeleri, belirli bina ve yerleşkeler, 500 hektar ve üzeri sulama tesisleri bulunuyor. Büyükşehir dışındaki 50.000 üzeri nüfusa sahip ilçe belediyeleri için süre 24 ay.

Ne yapılmalı?

Kapsama giren kurum ve işletmelerin önce kapsam kontrolü yapması gerekiyor: NACE kodu, çalışan sayısı, tesis tipi, bina kapasitesi, belediye statüsü veya sulama alanı büyüklüğü netleştirilmeli. Ardından su verimliliği ekibi atanmalı, mevcut ve planlanan su kullanım durumu belirlenmeli, ölçüm-izleme altyapısı gözden geçirilmeli ve beş yıllık uygulama takvimini içeren su verimliliği planı hazırlanmalı.

Belgelendirme tarafında Mavi Su Verimliliği Belgesi temel eşik niteliğinde. Yeşil Belge ise daha ileri bir performans seviyesi olarak düzenleniyor; bazı kurumlar için belirli süreler içinde Yeşil Belge başvurusu yükümlülüğü bulunuyor.

Ne zamana kadar yapılmalı?

18 aylık grupta yer alan sanayi tesisleri, OSB’ler, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri ve büyükşehir belediyeleri için sistem kurulumu ve Mavi Belge hazırlığı en geç 27 Haziran 2026’ya kadar tamamlanmalı. 21 aylık kapsamdakiler 27 Eylül 2026’ya, 24 aylık kapsamdakiler ise 27 Aralık 2026’ya kadar hazırlığını bitirmeli.

Strateji: Belgeye değil, su riskine odaklanın

Şirketler için en doğru yaklaşım, bu süreci yalnızca “Mavi Belge alma projesi” olarak görmemek. Su, iklim değişikliği nedeniyle üretim sürekliliği, enerji maliyeti, atık su arıtma gideri, kimyasal tüketimi ve tedarik güvenliğiyle doğrudan bağlantılı hale geliyor.

Kısa vadeli strateji şöyle olmalı: İlk 30 günde kapsam ve boşluk analizi yapılmalı; ikinci 30 günde sayaç, veri, su dengesi ve kaçak-kayıp noktaları netleştirilmeli; üçüncü aşamada su verimliliği planı, eğitimler, iç prosedürler ve başvuru dosyası tamamlanmalı. Orta vadede ise geri kazanım, yeniden kullanım, yağmur suyu, gri su, kapalı devre sistemler, proses optimizasyonu ve kurakçıl peyzaj gibi yatırımlar finansal geri dönüş hesabıyla önceliklendirilmeli.

İletişim

Çevresel etki yönetiminizi birlikte geleceğe hazırlayalım.

İhtiyacınızı değerlendirelim; hesaplama, raporlama, strateji, iyileştirme, projelendirme, teşvik/hibe veya e-mission dijital yönetim çözümü için size uygun yol haritasını oluşturalım.

eco2n AKADEMİ / EĞİTİM KAYIT EKRANI

Eğitimi ve katılımcı sayısını seçin; ödeme tutarı, banka bilgileri ve dekont yükleme adımları aynı ekranda görünsün.

Kayıt Bilgileri

Eğitim Seçimi

Fatura Bilgileri

Ödeme Bilgileri

Ücret özeti için eğitim seçin.

TOPLAMLAR - - - -